Alfa Erkek

alfa erkek, kadınlar, ilişkiler, ayrılıklar

depresyon

Depresyon

Yazar:

Kategori:

21. Yüzyıl’da bir erkeğin başına gelebilecek en yıkıcı durumlardan birisi depresyon. Kendim de dahil bir çok erkeğin bu durumdan muzdarip olduğunu gördüm ve bu girdabın içinde yitip giden kariyeri, ilişkisi ve hatta hayatı biten insanlara şahit oldum. Son zamanlarda kendiminde içinde olduğumu hissettiğim bu durumla başa çıkma yollarımı anlatarak, en azından kendi yöntemlerimin bir kaçından bahsederek belki size yardımcı olabilirim.

Depresyon, bu günlerde çeşitli sebeplerden kaynaklanıyor. Mutsuz olma, gelecek kaygısı, travmalar vb gibi çoğu sebep, bilinçaltını etkileyerek ertesi güne daha mutsuz kalmanızı ve belirli bir noktadan sonra yataktan bile kalkma isteğinizi yok edecek düzeyde size bir baskı uyguluyor. Özellikle son üç aydır kendiminde yaşadığı bu durumun farkında olan ben, akademik hayatımdaki zorlukların, çeşitli üzücü haberlerin ve gelecek kaygısının altında ezildiğimi farkettim. Bu farkedin, depresyondan kurtulmaya çalışmamın ana adımını oluşturdu.

Birinci adım; her şeyin farkında olarak kendimi bu cycledan kurtarmaya çalışmak olacaktı. Akademik olarak zorlanmak; beni daha az çalışmaya, daha az çalışmak başarımın düşmesine, başarımın düşmesi ise mutsuz olmama ve akademik olarak zorlanmama sebep oluyordu. Bu nokta da çeşitli programlar ile kendime günün belirli anlarında yapmam gerekenleri hazırlayan bir haftalık program oluşturdum. Bu programa uydukça modumun yükseldiğini ve daha hevesli işlerle uğraşabildiğimi farkettim. Bu farkındalık ile birlikte akademik alanda başarımın artması ve daha motive olmamda kaçınılmaz oldu.

Bir diğer nokta da ise, akademik hayat sebebiyle çok fazla spor yapamadığım bu dönemde, iyice mental olarak kötü hissetmeye başladım. Eskisi kadar yoğun antrenman yapmaya vakit bulamıyordum, bir noktada antrenman politikamı özlüyor ama onu hayata geçirebilecek verimli saatleri kendime yaratamıyordum. Haftalık program yapma bu noktada da işime yaradı ve ciddi anlamda, küçük zamanlar yaratabilmemi sağladı. Yavaştan da olsa sporuma tekrar başlayabildim ve daha ilk günlerden çok daha iyi hissedebildiğimi farkettim.

Peki bu depresyona beni sürükleyen ve mutsuz eden durum aslında neydi? Tam bu nokta da onu da farkettim. Beni ve çoğu erkeği de depresyona sürükleyen şey, aslında yukarıda saydığım sebepler değildi. Potansiyelini gerçekleştirememenin verdiği ruhsal yorgunluktu. Bir işte çok başarılı olacağınızı bilirsiniz ama adım atmaya cesaret edemezsiniz, sonra ise çok pişman olursunuz ya, işte erkeklerinde her gün yaşadığı olay ve onları depresyona (çoğu zaman) sürükleyen neden tam olarak bu.

Potansiyelini ve daha bir hayatı kaçırdığının farkında olmak insanı depresyona sürükler, bu erkekte ve kadında da çeşitli noktalarda ortaya çıkar. Hatta hipergami de bir çeşit potansiyelini gerçekleştirme adımıdır. Kadın bu nokta da elde edebileceği en iyi hayatı verecek, erkeği elde etmeye çalışarak, potansiyelini gerçekleştirmeye çalışır. Bunu yapamadığında, başarısız bulduğu erkek arkadaşıyla bir ilişki içinde bulundukça o erkeğin her davranışı ona batmaya başlayacak ve sürekli bir kavga hali ortaya çıkacaktır. Kadının buradaki öfkesi erkeğe değil, kendinedir. O erkekle o ilişkide bulunarak potansiyelini gerçekleştiremiyor ve her dakika bundan uzaklaşarak kendine ihanet ediyordur. Kendi bunun farkında olmasa da, bilinçaltı onu bu nokta da bu şekilde rahatsız ediyordur.

Erkekler için ise; boşa zaman geçirme ve kendi potansiyelinden kaybetme tam anlamıyla bu duygunun aynısıdır. Erkek potansiyelini kaybettiğini hissettikçe çevresine sinirlenecektir, asıl sinir kendine ve başarısızlığınadır ama bilinç altı bunu çevresine yansıtarak ortaya çıkarır. 80lerinde mahallede top oynayan çocukların toplarını kesen, sürekli agresif olan ve agresif olan amcalar bile buna örnektir. Potansiyelini gerçekleştiremedikleri bir hayatın son yıllarında olduklarını bilmek onlara ağır gelmektedir ve bunu ellerinde olmadan çevrelerine yansıtmaktadırlar. Peki böyle olmamak için ne yapmalıyız?

Hem kadınlar hem erkekler; potansiyellerine ulaşarak ancak mutlu bir yaşam sürebilirler. Bunun gerçekleşmesi ise kişinin kendine ve motivasyonuna bağlıdır. Erkek kendini iterek ve disiplin ile sonunda başarıyı elde edecektir. Bunun bilinci ile vazgeçmek yerine her zaman ileri ilerlemeli, yaptığı işte başarısız olsa bile, bu uğraşısından zevk alarak en azından süreçten mutluluk duyacak ve depresyon illetine düşmeyecektir. Önemli noktada, alfa bir erkek olarak her gün bir önceki günden daha iyi olmanız gerektiğidir, bu felsefeyi disiplinle birleştirirseniz, emin olun depresyonun eline düşmeyeceğiniz gibi çevreniz tarafından da taktir gören ve kaliteli yaşam yaşayan bir birey olursunuz. Hayata bakışınız değişir ve başarısızlar içinde cevher gibi parlayan bir insan olursunuz. Şimdilik bu kadar, görüşmek üzere…


0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Paylaş
Bağlantıyı kopyala